BÜTÜN İNSANLAR ÖZGÜR, ONUR VE HAKLAR BAKIMINDAN EŞİT DOĞARLAR...

Değerli basın mensupları;

 

Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. (AHİS 1. mad.)

 

Birleşmiş Milletler;her bireye, İnsan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması amacıyla 1992 yılında aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etmiştir.

Daha sonra birçok uluslararası büyük gönüllü sivil toplum örgütü ve çeşitli ülkelerin resmi ve bilimsel temsilcilerinin uzun soluklu çabaları sonucunda Birleşmiş Millletler tarafından 30 Mart 2007 tarihinde “Engelli Hakları Sözleşmesi” kabul edilmiştir. 

Engelli hakları Anayasası niteliğinde olan bu sözleşmenin “Genel Yükümlülükler" başlıklı 4. Maddesinin ilk fıkrasında da "Devletler hiçbir engelliliğe dayanarak hiçbir ayrımcılık yapmadan tüm engelli bireylerin tüm insan haklarını ve temel özgürlüklerini bütünüyle güvence altına almak ve teşvik etmekle yükümlüdür" diyerek, en büyük ve en önemli görevi devletlere vermiştir.

Türkiye, sözleşmeyi ilk imzalayan ülkelerden biri olmasına ve aradan geçen 9 yıla rağmen bu sözleşmenin gereklerini tam olarak yerine getirmemiştir.

Bugün ülkemizde yaşayan milyonlarca engelli vatandaşımız; Anayasa, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi, BM Engelli Hakları Sözleşmesi gibi birçok belge ile kendilerine tanınan haklardan yararlandırılmamakta; başta eğitim, çalışma hayatı, ulaşım ve sağlık olmak üzere birçok alanda zorluklarla karşılaşmakta, deyim yerindeyse “engellenmektedirler”.

Devlet, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve Engelli Hakları Sözleşmesi ile taahhüt ettiği tedbirleri, yine taahhüt ettiği süreler içerisinde tamamlamamış; medya ve kamuoyunun da bu konudaki duyarsızlığı ve takipsiz kalışı ile göstermelik ve makyajdan ibaret bir kaç çalışma ile bu süreci çok ağır ve işlevsiz bir şekilde sürdürmüştür.

Değerli Basın Mensupları;

Sokak ve caddelerdeki diz boyu kaldırımlar, çukurlar, hesap edilmeden çakılmış direkler,kural tanımayan trafik, düzensiz ulaşımı ile şehirlerin, engelli insanlar açısından vahşi doğal alanlar kadar tehlikeli ve hesaplanamaz olması halleri bize açık bir biçimde devletin sorumluluklarından kaçındığını ortaya koymaktadır.

Türkiye’de yine bütün engelli çocukların eğitim alabilme imkânı bulunmamaktadır. Türkiye’de özellikle okul öncesi sınıflarda ve özel anaokullarında öğrenci sayısının %10’nun zihinsel engelli çocuklardan oluşturulması zorunlu iken uygulamada başarılı olunamamıştır. Zihinsel engelli çocuklarda okul öncesi dönemde okullaşma oranı sadece % 5’tir. Özel eğitim daha kalifiye öğretmen gerektirirken bu açık geçici öğretmenler görevlendirilerek, sürekliliğin büyük önem taşıdığı engelli eğitimindeki bu kopukluklar nedeniyle, engelliler nitelikli eğitim imkânından mahrum bırakılmaktadır.

Yine Ülke nüfusunun %13 ünü oluşturan engelli vatandaşların istihdam sorunu çözülmemekte ; engelli vatandaşa uygun iş kadrosu açılması yerine işe uygun engelli kadro açma politikaları sürdürülmektedir.

Engellilerin, insan hakları konusu ve toplumsal hayata katılımının sağlanmasına yönelik talep ve politikalarda sivil toplum kuruluşlarının önemli bir yeri vardır. Neyazık ki Türkiye bu anlamda başarılı bir sivil toplum pratiği sergileyememektedir. Devlet –Medya _Sivil Toplum olarak yaşanan başarısızlık ne yazık ki karşımıza acı bir toplumsal bakış olarak çıkmaktadır.

Değerli Basın Mensupları;

Engellillerin haklarına olanak sağlanması, bir lütuf değil yasal zorunluluktur.

Bizler iyi insanlar olduğumuz için değil; insanların doğuştan sahip oldukları ve bir bakıma tarafımızdan gasp edilmiş olan hakları kullanmalarının önündeki engelleri ortadan kaldırmanın bir sorumluluk olduğu bilinci ile engelli hakları ve tüm insanların haklarını savunuyoruz.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesi ile Diyarbakır Barosu Engelli Hakları Komisyonu olarak, engelli meslektaşlarımız ve vatandaşlarımızın önlerindeki “engellerin” aşılması ve onlara eşit yaşam hakkı sunulması için yürüttükleri mücadelede birlikte olduğumuzu bildiriyor;  bunun için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını talep ediyor; basın ve medya kuruluşlarını, sivil toplum örgütlerini ve kamuoyunu da bu sürecin takipçisi olmaya davet ediyoruz.

 

Hukuk Engellilere

Hukuk Herkese