Bileşeni olduğumuz Kent Koruma ve Dayanışma Platformu 1 Eylül Dünya Barış Günü Açıklaması
Bugün “1 Eylül Dünya Barış Günü”. Dünyada bugüne kadar gerçekleşen ve halen devam eden savaşlar ile çatışmalar, milyonlarca insanın yaşam hakkından düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına, eğitim hakkından sağlık hakkına, ekonomik ve sosyal haklarından sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına kadar geniş bir alanı ağır bir şekilde ihlal ederek toplumlar üzerinde onarılması güç travmaların yaşanmasına neden olmuştur.
Bileşeni olduğumuz Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Şex Said Meydanı'nda düzenlediği basın açıklamasına Baro Başkan Yardımcımız Av. Şilan Çelik Şimşek katıldı.
Platform adına İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Av. Ercan Yılmaz'ın okuduğu basın açıklaması şu şekilde:
Kıymetli Kamuoyu ve Değerli Basın Emekçileri;
Bugün “1 Eylül Dünya Barış Günü”. Dünyada bugüne kadar gerçekleşen ve halen devam eden savaşlar ile çatışmalar, milyonlarca insanın yaşam hakkından düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına, eğitim hakkından sağlık hakkına, ekonomik ve sosyal haklarından sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına kadar geniş bir alanı ağır bir şekilde ihlal ederek toplumlar üzerinde onarılması güç travmaların yaşanmasına neden olmuştur.
Yaşadığımız Ortadoğu coğrafyası, dünya var olduğundan bu yana savaşların ve çatışmaların en şiddetli yaşandığı bölgelerin başında gelmektedir. Bu durum ve savaş halinin ortaya çıkarmış olduğu vahim tablo barışın sağlanması için herkesin daha fazla mücadele etmesi gerektiğini bizlere göstermektedir. Bu sorumluluk bilinciyle, yaşadığımız coğrafyada ve dünyanın tamamında kalıcı barış ortamının sağlanması için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu belirterek savaşların devamında payı bulunan tüm kesimleri de aynı hassasiyetle davranmaya davet ediyoruz.
Değerli Basın Emekçileri;
Bu yıl dünya barış gününü Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda yaşanan tarihi gelişmelerin heyecanı ve kalıcı barışın sağlanması umudu ile karşılıyoruz. Bir asırdan fazla bir süredir Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklı haklarının tanınmaması nedeniyle çözümsüz kalan ve son 40 yılı yoğun çatışmayla geçen sürecin diyalog yolları ile tartışılmasından memnuniyet duyduğumuzu birçok defa kamuoyu ile paylaşmıştık. 2024 yılı Ekim ayından bu yana devam eden müzakere sürecinde yaşanan gelişmelerin, Türkiye’de Kürt Meselesinin şiddet ortamından arındırılması için önemli olduğu şüphesizdir. Ancak kök nedenleri Cumhuriyet öncesine dayanan bu meselenin, sadece şiddet ortamının sona ermesi ile ortadan kalkmayacağı da açıktır. Bu nedenle, Dünya Barış Gününü de vesile kılarak, meselenin kalıcı ve barışçıl çözümü konusunda önerilerimizi müzakerenin tüm tarafları ile kamuoyuna sunmak isteriz.
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 günü 468 milletvekilinin evet oyu ile TBMM tarafından kabul edilmiş, 18 Ağustos 2026 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile birlikte bazı suç tipleri haricinde PKK ile ilintili yürütülen soruşturma ile kovuşturmaların ve kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin belli sürelerle ertelenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak yasanın 3. Maddesinde belirtilen Milli Güvenlik Kurulunun tespit ve teyit kararının resmi gazetede ilan zorunluluğu kanunun şu an için uygulanmasına engel olmaktadır. Rutin prosedürde Ekim ayında toplantı yapacak olan Milli Güvenlik Kurulunun, iş bu yasanın uygulanmasını sağlayacak kararı almak üzere Cumhurbaşkanı tarafından olağanüstü toplantıya çağrılmasının sürecin ruhuna uygun bir adım olacağını düşünmekteyiz. Zira yasa kapsamına girmesi muhtemel olan binlerce yurttaşın toplumsal yaşama katılımının sürece ivme kazandıracağı geniş toplumsal kesimlerin ortak düşüncesidir.
Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, akademisyenler ve aydınlar sürecin başından itibaren silahsızlanmanın Kürt Meselesinin demokratik çözümü için önemli bir adım olduğunu ancak meseleyi tek başına çözemeyeceğini ifade etmiştir. Düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önünde bulunan engellerin ortadan kaldırılması, kayyım uygulamalarına son verilerek belediye eş başkanlarının görevlerine iadesi, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gibi aciliyet arz eden adımların bir an önce hayata geçirilmesi; sürecin sağlıklı biçimde yürüyebilmesi için önemlidir. Silahsızlanma ile paralel bir şekilde demokratik reformların hayata geçirilmesiyle, yaşanan süreç yurttaşın günlük yaşantısına pozitif katkı sağlayacağı gibi Türkiye toplumunun barış fikrine inancını da artıracaktır.
40 yılı aşkın bir süre boyunca devam eden çatışmalı süreç Türkiye toplumunda ayrışmalar yaşamasına neden olmuştur. Bu ayrışmaların azaltılması ve gerçek anlamda toplumsal barışın sağlanması için yürütülen sürecin sadece müzakere edenler arasında kalmaması gerekmektedir. Özelikle şiddeti ortaya çıkaran nedenlerin tartışılmaması ve meselesinin sadece güvenlik endeksli ele alınması toplumsal kutuplaşmayı artırmaya neden olmaktadır. Yakın zamanda mevsimlik Kürt işçilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve Amedspor maçlarında yaşanan olaylar sürdürülen barış sürecine karşı gelişen ırkçı anlayışların bir tezahürü olmuştur. Bu anlayışlara karşı tüm siyasi parti ve toplumsal kesimlerin barışın ortak dilinde buluşması olası daha ağır provokasyonları engelleyeceği gibi toplumsal barışın sağlanmasının önünü açacaktır.
Değerli Basın Emekçileri, Çok kıymetli yurttaşlarımız;
Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu olarak bir kez daha; barışın Türkiye’nin en önemli ve öncelikli gündemi olması gerektiğini hatırlatıyoruz. Tüm siyasi fikirlerin ile konjonktürel yaklaşımların bir kenara bırakılarak barış isteyenlerin bir arada bulunması bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine olanak sağlayacaktır. Kürt meselesinin çözümünün Türkiye'de demokrasi standartlarını artıracak çok önemli bir adım olduğu gerçeğinden hareketle bir an evvel ihtiyacımız olan kalıcı barışın sağlanması için tüm kesimlere çağrıda bulunuyoruz.
Yaşasın Barış!
DİYARBAKIR KENT KORUMA VE DAYANIŞMA PLATFORMU


